Line-4.png

DİYETİSYEN BATUHAN ÇİTEMEL

Sağlıklı yaşama  açılan kapı

Besinler, bebeğin anne karnından başlayarak hayatı boyunca mental gelişimini, bağışıklık sistemini, kilosunu, hastalıklara olan yatkınlıklarını ve hatta alerjenlere karşı olan tepkilerini dahi etkilemektedir. Yaşamın ilk yıllarında yağ hücrelerinin sayısı ile birlikte içerdikleri yağ oranı da artar ve yağ hücre sayısının artışı ergenlik dönemi ile birlikte 12- 20 yaş aralığında devam eder.

Obezite çocukluk dönemi obezitesi ve erişkin dönemi obezitesi olarak ikiye ayrılır. Obezite çocukluk döneminde başlarsa, yağ hücre sayısı da 3-5 kat artış gösterir. Ve maalesef, obezite çocukluk döneminde başladığında 40%’ı, obezite ergenlik dönemde başladığında %80’i erişkin yaşa gelindiğinde obez kalmaktadır. Obezite ergenlik dönemi öncesinde başlaması durumunda boy uzunluğu beklenenden az olabilmektedir.

ÇOCUKLARDA OBEZİTEYE YOL AÇAN ÇEVRESEL FAKTÖRLER

  • Yeterli anne sütü alamamak
  • Meyve ve sebzeye karşı isteksizlik
  • Düşük posa tüketimi
  • Hazir besin tüketimi
  • Ailenin beslenme alışkanlıkları
  • Bebe bisküvileri
  • Hazır meyveli yoğurtlar
  • Çikolata
  • Şekerli ve/veya fruktoz şurubu içeren gazlı içecekler

ve benzeri hazır yiyecek ve içeceklerin fazlaca tüketilmesi yer almaktadır.

ÇOCUKLARDA OBEZİTEYE YOL AÇAN GENETİK FAKTÖRLER

 

Çevresel faktörlerin etkisi ile kalıtımsal obezite kontrol edilebilir seviyede kalabilmekte ya da çocukta hastalıkla seyir edebilmektedir. Anne ve baba obez ise, çocuğun obez olma riski 80%’dir. Anne de hamilelik diyabeti görülmesi dahi, çocuklarda yağ oranını arttırarak, obezite gelişimine neden olabilmektedir.

Dyt. Batuhan Çitemel - Çocuk ve Ergen Beslenme

Diyet yapacak olanlar öncelikle diyet kavramını iyi kavramaları gerekir. Bunun bilincinde olarak uygulamaları gerekmektedir. Diyetin ne demek olduğunu bilmeden uygulama yapmaya geçmeniz istemedik durumlara sebebiyet verebilir. Diyet denilince akla ilk gelen kavram zayıflamadır. Aslında bu yanlış bilinen bir durumdur. Diyet; günlük beslendiğimiz beslenme programına verilen isimdir.

Beslenme konusu günümüzde en popüler konulardan biri haline gelmiştir. Diyetin kişiye özel olduğunu hatırlatarak beslenmeyi ana hatlarıyla birkaç maddeyle özetlemek gerekirse;

Su tüketimi: En önemli maddelerden biri olan su tüketiminin faydaları saymakla bitmez. Vücudun yarısından fazlasının da sudan oluştuğu göz önüne alındığında bu dengeyi korumak adına günlük yeterli su tüketilmesi önem taşımaktadır. Günlük tüketilmesi gereken miktar kişinin kilosuna ve özel durumlara göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 2 litre olmalıdır.

Karbonhidratlar vücudumuzda glikoz, galaktoz ve fruktoz adı verilen basit şekerlere dönüşerek sindirilir. Fakat zararlı olduğu kabul edilen şekerler bu şekerler değil, besinlere üretim veya işlenme sırasında sonradan eklenen eklenti şekerlerdir. Örneğin; evde de pişirilen pasta, kek, kurabiye, reçel gibi yiyeceklere sonradan eklenen ya da paketli hazır ürünlere üretim esnasında eklenen şekerler gibi.
Hazır meyve suları veya kola, gazoz gibi şekerli içeceklerden uzak durmalısınız. Yemeklerin yanında bu içecekler yerine su, maden suyu, ayran veya sıkma meyve suyunu tercih etmelisiniz.
Ketçap, mayonez, hazır nar ekşisi, barbekü sosu ve bilimum hazır diğer soslar gibi soslar eklenti şeker içeriği bakımından yüksektir. Bu sosların tüketimini azaltmalı ve yiyeceklerinizi pul biber, sumak, kekik vb. baharatlarla tatlandırmayı denemelisiniz.

Normal tartıların bize sağlayabileceği tek bilgi toplam vücut ağırlığımızdır. Oysa sağlıklı ve doğru bir beslenme için bu ağırlığı oluşturan yağ, kas ve sıvı bileşenlerinin oranının net olarak bilinmesi çok önemlidir.
Örneğin kişi kilo olarak normal aralıkta olsa bile yağ oranı, kas ve sıvı oranı normal aralıkta olmayabilir. Bu koşulda yinede kendini sağlıklı hissetmeyebilir. Bu noktada kişinin kilo kaybıyla birlikte yağ oranındaki düşüşü ve kas – sıvı oranındaki artışı gözlemlemek şarttır.
Kan değerlerinize bakılmadan oluşturulan bir diyet sizi nasıl sağlığınızdan edebilirse, bu oranlara bakılmadan verilen kilolar aynı şekilde sağlığınız bozabilir.
Bu sebeple ilk diyet yazılmadan önce kan değerlerine bakmak ve her görüşmede vücut analizi yapmak kesinlikle ihmal edilmemelidir.
NOT: Maalesef evde kullandığımız analiz yapabilen tartıların doğruluk payı oldukça düşüktür.

Uzmanlıklarımız

Diğer Konularımızıda Okumak İstermisiniz?

Bu sayfada yer alan metinler bilgi amaçlı olup, en doğru diyet programları için lütfen bize başvurunuz.
BATUHAN ÇİTEMEL
Diyetisyen
×

Hello!

Click one of our contacts below to chat on WhatsApp

× Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?